AI Dönüşüm ile Kaosu Otomatikleştiriyor Olabilir miyiz?
Yıllar önce, sanırım 2014 ya da 2015 senesiydi. Merkez ve taşra birimlerinde binlerce çalışanı olan bir kurum, fiziksel arşivlerinin dijitalleştirilmesi, dijitalleşen veriye bir yazılım üzerinden erişilebilmesi, yeni verilerin bir sistem üzerinden oluşturulması ve yönetilmesi, farklı iş birimleri tarafından kullanılan farklı yazılım ürünleri ile tam entegrasyon projesi için benimle iletişime geçmişti.
Proje başta makul, yapılabilir bir proje iken, entegre olunacak sistem sayısının yaklaşık 100+ olduğunu öğrendik. Yanlış anladığımızı düşünüp tekrar sormuştuk. Tekrar sorunca sorumlu kişi açıklama gereği duymuştu. “Teknoloji ve yazılım sektörü gelişince her birim kendi ihtiyacına yönelik ufak ufak bir çok yazılım geliştirmiş ya da satın almış. Yıllardır bu sistemler kullanılmış ama artık bakım maliyeti büyük ve yönetilmesi çok zor. Burada entegrasyon yaparken sadeleşmek de istiyoruz” demişti.
Yapay zeka bu kadar gündemde ve birçok organizasyonun yapay zeka ile ilgili birşey yapmaya çalıştığını gördükçe aklıma sürekli bu an geliyor. Teknoloji ve insan beklentileri değiştikçe dönüşüm kaçınılmaz oluyor. Organizasyonlar da belirli dönemlerde o an gerekli olan neyse dönüşmeye çalışıyor. Bazen başarıyor, bazen başaramıyor.
Tıpkı geçmişte fiziki verilerin dijitalleştirilmesi ve peşi sıra gelen yazılım kullanma furyası gibi, günümüzde de yapay zeka kullanma furyası başladı. Organizasyonlarda genelde şu kronolojide yapay zeka kullanımına dair denemeler gözlemliyorum;
- Chatbot geliştirme
- Yapay zeka "destekli" ürünler, hizmetler, yazılımlar
- Yapay zeka ajanları
Aslında bu sıra organizasyonlar için doğru bir evrim yolu değil de, piyasada algılanan sıra.
Basitçe kronolojik sırada ise;
Pre - AI (RPA gibi karar vermeyen sadece uygulayan otomasyonlar)
İstatistiksel AI (Karar almayan, öneren)
NLP & Conversational UI (Bir yanılgı olarak; chatbot yaptık AI kullandık)
LLM (Zekaya giriş yapıyoruz.)
AI destekli sistemler (Copilotlar, AI insanı desteklemeye başladı.)
- Agentic AI (Hedef alır, plan yapar, araç kullanır, geri bildirimler ilerler)
Her organizasyon bu sırada gitmiyor veya gitmemiş olabilir. Denemeler yapıp güncel teknolojileri yakalamak, adapte olmak çok iyi. Fakat, chatbotlardan direk AI agentlara (yapay zeka ajalarına) geçiş hayal kırıklığı yaratabilir. Bunu da organizasyonun “AI dönüşümü” adı altında sadece IT birimlerinin yürüttüğü bir proje olarak başlatmak, yukarıda bahsettiğim gibi 100+ kontrolsüz agent' olarak karşımıza çıkma riskini doğurabilir.
Bu sebeple aslında dönüşmek Agentic AI kullanımı ile biten birşey değil. Tam tersine bu çok riskli. Bu seviyede bir IT projesi olarak bırakılan çabalar, belki de organizasyondaki kaosun otomatikleştirilmesi anlamına gelebilir. Bu noktada ihtiyaç olan şey AI ajanların süreçlere katılımı ile AI öncelikli değer akışları oluşturmak, sonrasında ise “Agentic Organization” olmaya doğru dönüşmek.
Nedir Agentic Organization?
Temelde, insan ve yapay zekanın "kimin neye karar vereceğinin" net çizgilerle ayrıldığı, verinin aktığı değil, değerin otonom olarak üretildiği, hızlı öğrenen ve sürekli adapte olan bir organizasyon yaklaşımıdır.
Yapay zeka daha neler getirecek göreceğiz. Fakat bana göre gerçek dönüşüm, yapay zeka ile ne yapabildiğimizden çok, ne yapmasına izin verdiğimizi deneyimlediğimiz zaman gerçekleşmiş olacak.
Yorumlar